Pazar, Nisan 29, 2007

Beni bu güzel havalar mahvetti..

Sonunda çok özlediğim güneşli havalar geldi. Etrafımdaki herkes beni bilir, ben yaz mevsimi için yaşayan bir insanım. Güneş, deniz, akşamları püfür püfür eser.. O üzerinizdeki tüm yükler kalkar, paltolar, lahana gibi giyinmeler .. :)
Evet, ben yaz çocuğuyum, yazın doğduğumdan herhalde.. Hiç sevmem kışları.. Yaz olmasını, kabuğumdan çıkmayı beklerim hep, tüm Yengeç blogdaşlarım da böylemi acabaa? Bence çoğunluk böyle ;)
Neyse.. Bugün bahara Bahçecik'te merhaba dedik. Bahçecik İzmit-Gölcüğün çok güzel bir beldesi. Yemyeşil.. El değmemiş diyemeyeceğim, malesef beton binalar burayı da yavaş yavaş ele geçirmeye başlamış..Evlerr, villalarrr..
Arabayla yavaş yavaş mesire yerine (Soğuksu) çıktık.. Güzel çam kokularını içimize çeke çeke.. Soğuksuya vardığımızda çok güzel bir manzara karşıladı bizi.. Güzel bir masa beğendik ve yerleştik.. Mis gibi "kendin-pişir-kendin-ye" olayına giriştik.. İşte resimlerde kalanlar :



Soframızı donattıııkk.. Etlerimizi pişirdiiikk ve afiyetle yediiikk :)
Ama en güzeli en son sahne.. Bilmem siz de aynı fikirde misiniz?



Herkese bol güneşli günler ve sevgiler diliyorum..

Pazartesi, Nisan 16, 2007

YE#21 Soya Soslu Terbiyeli Tavuk&Tavuk Dolgulu Izgara Mantar

Eveeett..
Bir etkinlik daha geldi dayandı kapımıza. İnsan zamanın ne kadar çabuk geçtiğini bir de bu etkinlikler sayesinde anlıyor.
Tavukla ilgili o kadar çok çeşit var ki yapacak, ben de sabırsızlıkla diğer blog arkadaşlarımın yapacaklarını bekliyorum :)
Ben de kendimce birşeyler yapmaya çalıştım, 2 adet tarifim var, umarım dener ve beğenirsiniz.

İlk tarifim "Soya Soslu Terbiyeli Tavuk" için



Malzemeler:
4 parça tavuk göğsü
1 çorba kaşığı soya sosu
1 çorba kaşığı biber salça
2 sarımsak
1 soğan
Tuz, karabiber
Sıvıyağ

Yapılışı :

Soğanı küp küp doğruyoruz, sarımsağı dövüyoruz. Tuz, karabiber,salça,yağ ve soya sosunu ekliyoruz ve iyice karıştırıyoruz. Diğer yanda tavuğu da kuşbaşı doğruyoruz. Sonra hazırladığımız bu sosun içine döküyoruz. Yarım saat bekletiyoruz. Daha sonra bu karışımı tencereye alıyoruz ve pişiriyoruz.
Afiyet olsun.

"Tavuk Dolgulu Izgara Mantar" içiin



Malzemeler :

2 adet tavuk göğsü
10 adet ızgaralık mantar
Karabiber
Kişniş
Kırmızıbiber
Tuz
1 su bardağı rendelenmiş Kaşar peyniri (ben aceleden doğradım :))

Yapılışı :

Mantarları yıkıyoruz ve saplarını çıkarıyoruz. Tavukları doğruyoruz ve rondodan geçiriyoruz. Kıyma gibi oluyor. Tavuğa tüm baharatları katıyoruz. Mantarları bu karışımla dolduruyoruz. Üzerine rende kaşar serpiyoruz ve 200 derecede fırına veriyoruz (Ben fırının ızgara bölümünü kullanmadım, direk fırınlama usulü yaptım).
Afiyet olsun..

Çarşamba, Nisan 11, 2007

İlk davet , ilk oyun, ilk heyecan

Merhaba,
İlk defa bir oyuna davet ediliyorum, o yüzden çok heyecanlıyım. Sevgili Lavantine, Naile ve Betty ye çok teşekkürler beni düşündükleri için.
Betty, zaten şu anca abur cubura çok müsait olan midemle, bu fotoğraftan sonra nasıl başa çıkabileceğim bilmiyorum ):(
Sevgili Lavantin, Çilekli tart süper görünüyor ;).
Ve sevgili Naile beni en hassas noktamdan vurmuş, dolmanın her türlü şekline bayılırım, her öğün (kahvaltı da dahil) bıkmadan yerim. Tabi bir Anteplinin elinden çıkan dolma her zaman bambaşkadır, güzel memleketimin diğer yöreleri lütfen alınmasın, anne eli Antepli ben ne yapayım, anne yemeği gibisi varmı hayatta ;)

Şiveydizi sevgili Dilek'e



(Lölez)Yumurtalı Börülceyi sevgili Pınar'a



Ve son olarak da Kuru Börülceli Pazı Buğulamasını sevgili Lama'ya gönderiyorum.



1.1. Daha önce yaşadığım üç şehir
Bursa'nın Karacabey ilçesinde doğdum. İlkokulu bitirdikten sonra Bursa'ya taşındık.Ve daha sonra da üniversite yıllarından itibaren İstanbul benim memleketim oldu.

1.2. Tatil için gittiğim ve önerdiğim 3 yer
Fethiye, Çeşme ve Paris.

1.3. Yaşamak istediğiniz 3 şehir:
İzmir, Ayvalık ve gene İzmir (Deniz kıyısı şart ne yapayım :))

2.1. Şu andaki mesleğim:
Bilgisayar Mühendisi.

2.2. Dünyaya yeniden gelsem:
Avusturalya'da, hayvanların bol ve özgürce dolaştığı o güzel ülkede, onlarla ilgili herhangi bir mesleği yapan biri olmak isterdim.

2.3. Kesinlikle ben yapmazdım dediğim meslek:
Tıbbın herhangi bir dalı, hiç farketmez. Doktorluğun sadece bir meslek değil, bir yaşam biçimi oldugunu düşünüyorum ve doktorlara büyük saygı duyuyorum. Ama benden kesinlikle doktor olmaz :))

3.1. Yaşam felsefemi oluşturan söz:
Bu cümleye dün internette dolaşırken rastladım ve bana o kadar çok uydu ki, kesinlikle yaşam felsefem diyebilirim :

"Mutluluk, arkadaş gibi kardeşlere, kardeş gibi arkadaşlara sahip olmaktır"

3.2. Bir kitaptan alınma çok sevdiğim bir söz:
"Derler ki, uzun süren hayat, hayatların en iyisi değildir, uzun sürmeyen ölümse ölümlerin en iyisidir. "
Denemeler - Montaigne

3.3. Çok sevdiğim bir şiirin parçası
Annemin bana 22. yaşgünümde yazdığı şiir. Hep gözlerim dolar bu şiiri okurken :

Gül, gülmezse yüzün
Bahçelerin kalbi kan ağlar
Güllerle dolar
Gülerken görürse seni dağlar

Herkese sevgiler gönderiyorum...

Pazartesi, Nisan 02, 2007

Lapa



İşte çok bayıldığım, gene Antep klasiklerinden biri. Hem lezzetli hem de besleyici Lapa.
Küçükken annem bunu yaptıktan sonra, sıcak kalsın diye sobanın üstüne koyardı. Hep o sobanın üstündeki Lapayı hatırlarım, ve nasıl sıcak sıcak yediğimi. O zamanlar çok favorim değildi bu yemek, neden bilmem.. Şimdi özlüyorum ve özledikçe de yapıyorum :)

Malzemeler:

1 komposto çanağı kırmızı mercimek
1/2 komposto çanağı bulgur
Tuz,kırmızı biber(süsbiberi varsa daha çok yakışır)
1 adet kuru soğan
3 komposto çanağı su
Sıvıyağ

Yapılışı :

Suyu, mercimeği,bulguru tencereye koyuyoruz. Ve pişirmeye başlıyoruz. Zamanla üzerinde oluşan tabakayı almayı ve de sık sık karıştırmayı unutmuyoruz. Tuzunu ve biberini ekliyoruz. Lapa haline gelince ocaktan indiriyoruz.
Diğer yandan, soğanı küp küp doğruyoruz ve yağda soğanı kavuruyoruz. Daha sonra kavrulmuş soğanı yağından süzerek lapaya ekliyoruz. Tavada kalan yağda kırmızı biberi kızdırıyoruz ve tabklarımıza aldığımız lapanın üzerine döküyoruz.

Afiyet olsun.